Moda Tasarımcı ve “Mirzada” markasının sahibi Hülya Albayrak Bayar Akademik Bakış Programında Prof. Dr. Michael Kuyucu’nun konuğu oldu. Hülya Albayrak programda moda markası “Mirzada”yı nasıl ortaya çıkarttığını markalaşma konusunda verdiği çabayı, bir butik marka yaratmanın sırlarını ve iyi giyinmek isteyenler önemli tüyolara verdi.
Ben Hep Riskli Olanı Seçtim
Ben bu dükkânı açtıktan sonra etrafımdaki birçok kişiye de sebep oldum. Çevremdeki birçok insan çok iyi müşterilerim arkadaşlarım “bu kız bunu yaptı biz de” yaparız diyerek yer açtı kendisine.
Hepsine şunu söyledim “ben hep riskli kısmı seçtim”. Mesela toptancıya giderdik o “bu iyi giden (satan) ürün” derdi “hayır ben kendi tarzıma uygun ürünler almak istiyorum” derdim ve gitmeyen ürünleri seçerdim. Normalde bir haftada tüketeceğimi değil de bir ay mağazada kalan ürünü seçtim bu benim markamı yaratmama sebep oldu. Kendi tarzımı kendi markamı yaratmama sebep oldu. O yüzden belki özel dikime yoğunlaştım o yüzden belki bu başarı geldi.
Markamı Kendi Çabalarımla Yarattım
Biraz geç geldi ama geldi, kendimi göstermiş oldum bu dönemde. Açan herkese soruyorum “ne istiyorsunuz” diyorum. Bunda biraz maddi faktörler de önemli benim buna çok fazla ihtiyacım yoktu bu rahatlıkla marka kurmak istedim ve bu doğrultuda kendimi her zaman yönlendirdim.
Bir fuara girdim ilk girdiğim zaman herkesin bakış açısı farklıdır “çok iyi sipariş alayım o günün bütçesi çok iyi olsun”dur. Ama ben hiçbir zaman o algıyla girmedim. İlk fuara girdiğimde benim markaya başlamamın ilk çıkışı oldu. Halama fotoğraf makinesini al dedim enişteme kamerayı al dedim ve ben Çırağan sarayında ilk defa bir fuara katılıyorum orada 600 stant var ben bu 600 standın içinde kendimi nasıl gösterebilirim dedim. Çok şık hazırlandım koleksiyonumu çok güzel hazırladım ben çok iyi hazırlandım ve bütün gün beni kamerayla çekeceksiniz dedim. Bana hasta mısın dediklerinde evet dedim beni bütün çekin dedim ve bir algı oluşturdum. Burada biri var dedi herkes. Burada kameraların çektiği fotoğraflarının çekildiği biri var ve çok fazla fuara gelen giden birçok dostum müşterim çok güzel bir ambiyans yarattım orada ve bir sonraki fuarda bütün billboardlarda mirzada markası dönüyordu. O fuar benim çıkışım oldu. Önce kendi çevremde tanındım sonra yavaş yavaş mümkün olduğu kadar ilerlettim.
Türkiye’de Reklam Doğru Kullanılmıyor
Bence Türkiye her konuda çok iyi çok ilerde. Sadece Türkiye’de reklamın doğru kullanılmadığını düşünüyorum. Maalesef sosyal medyanın basit dediğimiz reklamlar bizi aslında çok geriye götürüyor. O anlamda da her zaman söylüyorum doğru kişilerle çalışılmalı doğru ajanslarla hareket edilmeli dürüst güvenilir
Moda Yakışandır
Bana göre moda yakışanı giymektir. Bugün bordo çorap moda oluyor bordo stiletto çok moda şu an büyük bir marka var hepimiz kullanıyoruz bunu, ama herkese yakışmıyor. Moda yakışandır. Örnek veriyorum styling yaptığım dönemlerde “herkesin dolabında siyah mini bir elbise olmalı” derler ya hayır! herkesin dolabında siyah mini elbise olmamalı. Çünkü kadının bacakları çok kalındır siyah mini elbise onu kurtarmaz.
Beyaz dik yaka bir gömlek herkesin dolabında olmalı hayır boyu çok kısa bir bayan için beyaz dik yaka gömlek bir faciadır, olmamalı gibi fikirler önemli. Neon renkler moda ama neon renkler herkese yakışmıyor. Bazen gördüğüm zaman rahatsız oluyorum. Yine aynı şeyi söyleyeceğim moda yakışandır herkese yakışmıyor neon renkler nüde renkler.
Plazada çalışan bir kadının tabii ki plazaya uygun giyinmesi lazım mağazada çalışan bir kadının ona göre daha rahat daha şık bu tamamen aslında çevrenizle ilgili çalışma şekliniz bütün giyiminiz sizin aslında çevrenizle alakalı. Ben şimdi spora takım elbiseyle gidebilir miyim gidemem bunu gibi insanlar aslında nerede ne giyeceğini bilseler buna göre hareket etseler ortalık daha güzel daha renkli daha cıvıl cıvıl olacak.
İnsan Giydiğini Taşımalı
Türkiye’yi modayı bu işi yapan gerçekten çok iyi stylingler var. Sosyal medya herkesin elinde iyi stylingleri takip edebilirsiniz onlar bütün gün çok güzel trendlerden bahsediyorlar ve bunları takip edip hiçbir şey bilmeyen bile bir şey öğrenebilir diyorum. Çünkü şunları görüyorum “Nükhet Duru herkes tayt giymemeli” dedi ya bence çok haklı kadını linç ettiler ama çok haklı bugün çok kalın bacaklı çok basenli bir kadın tayt giysin ama üzerine poposunu örtecek bizim kötü görüntüyü görmeyeceğimiz şekilde kamufle etsin. Yoksa tabii ki herkes her şeyi giysin ama nasıl giyeceğini bilsin.
Bu arada sağlıksal sebeple giyinemeyen bir sürü kadın var veya yemek yemeyi sevenler var. Böyle mutlu olanlar var. İlla zayıflar mı şık olur? Hayır! Çok toplu 44-46 beden olup çok şık giyinen müşterilerim var benim. İnanılmaz güzel kombinler yapıyorlar çünkü kendilerine güveniyorlar. Aslında moda birazcık taşımak biraz duruş bir şey giydiğiniz zaman inanarak giymelisiniz taşımalısınız iyi bir askı olmalısınız.