Muhteşem Candan Unkapanı’ndan Spotify’ya Müzik Sektörünü Konuştuk

Muhteşem Candan Unkapanı’ndan Spotify’ya Müzik Sektörünü Konuştuk

Muhteşem Candan Unkapanı’ndan Spotify’ya Müzik Sektörünü Konuştuk

Müzik endüstrisinde ve Unkapanı Müzik çarşısında ellinci yılını dolduran Elenor Müziğin yönetim kurulu başkanı Muhteşem Candan Akademik Bakış Programına konuk oldu. Muhteşem Candan Akademik Bakış’ta Prof. Dr. Michael Kuyucu’ya Unkapanı Müzik çarşısından yapay zeka ile üretilen dijital müziğe kadar Türk müzik tarihinin dönüm noktalarını anlattı. Muhteşem Candan’ın Akademik Bakış Programına yaptığı açıklamaların satır başları şöyle:

Plakçılar Unkapanı’dan Önce Sirkecideydiler

1970’lerde Unkapanı diye bir yer yoktu yeni yapılıyordu. Burası tarihi yarımadada olan bir yer biliyorsunuz ve plakçılar daha önce yine tarihi yarımada da olan Sirkeci’de bir çarşıdaydılar. Doğu bank iş hanı diye hala duran bir handa küçük dükkanlardaydılar. Yaptıkları işler büyüdükçe artık yerler de yetmedi. Unkapanı’da çok büyük dükkanlar hem yazıhane hem satış yapılabilecek bir alan olduğunu gördüler.


Unkapanı’nda Plakçıların Dükkanları Yan Yanaydı

Zannediyorum manifaturacılara bu dükkanlar fazla gelmiş ve bir bloğuna yavaş yavaş taşınmaya başlamışlar. 70li yılların başında 68lerde başlayarak gelmişler buraya. İlk önce burada bir de şu var, hep yan yana olan birbirine rakip plakçılar hep yan yana dükkanlarda dizildiler. Peki bu niye böyle oldu? Eskiden şöyleydi biz burada birinci satıcıyız Anadolu’dan veya İstanbul’dan buraya distribütörler gelirdi Adana bölgesini dağıtan ya da Konya bölgesini dağıtanlara biz onlara depo diyorduk öyle adlandırıyorduk. Adana’da mesela 4 tane Ankara’da 4 tane vardı. Ankara ve çevresine hitap ediyorlardı. İnsanlar akşam oradan otobüse biniyor buraya geliyor burada yan yanayız ve her birimizden mallarını toplayıp akşam binip sabah tekrar işinin başında oluyordu. Kasetleri fabrikadan buraya, buradan ambara oradan otobüslere gibi bir dağıtım şekli vardı. Birgün hiç unutmam bir tane arkadaşımız geldi adam arkasını çıkarttı yere koydu ‘bu mal nereye gidiyor bu kadar öldük’ dedi ‘taşımaktan’. İşte bu satışlar hem plak hem kaset hem cd döneminde devam etti. Türkiye’de  o dönemde toplam 50-60 civarında depo vardı

Müslüm Ajda Düeti Yapmak İstiyoruz 

apay zekayla müzik çalışmaları ile çok ilgileniyoruz. Mesela diyelim ki konu Müslüm Gürses, Müslüm Gürses’le Ajda Pekkan’a düet yaptırmak istiyorum zamanında bunu düşünememişim “kimler geldi kimler geçti”yi Ajda Pekkan canlı söylerken Müslüm Gürses de yapay zekayla nasıl söyler diye düşünüyoruz.

Yapay Zeka ile Hologram Konseri Üzerinde Çalışıyoruz

Bir de bu dünyada olmayan yaşanmayan sadece yapay bir insan sesi sıfırdan bir sese bir şarkıyı ona söyletip yapay zekanın yarattığı bir ses diye sunmak istiyoruz. Hologram konserlerde de çok ileri gittik. Teknoloji olarak Türkiye için tabii ki çok pahalı bir teknoloji yurtdışından elde ediyoruz işte bunu yapay zeka ile birleştirip vermeye çalışıyoruz. Büyük bir olay olacak. Ben burada ilk defa açıklıyorum bizim Müslüm Gürses ile ilgili böyle bir çalışmamız var: Müslüm Gürses’i sahneye çıkartıyoruz ve Müslüm Gürses yeni şarkılarını söyleyecek ama yapay zekayla değil mahzende biriktirdiğimiz şarkıları söyleyecek. İlk 5 şarkısı hazırlandı yeni düzenlemelerle. Müslüm Gürses sahneye çıkacak, şarkı söyleyecek, reklam filmi çekecek hologram teknolojisiyle.

Plakların Satışı Türkiye’de de Artıyor

Plak satışları dünyada olduğu gibi Türkiye’de iyi ama şöyle bir şey var, klasik sanatçıların satışları iyi, yeni bir sanatçı ürettiğinde onun plağını yaptığınız zaman onu kimse almaz. Arşivinde eksiği olan Müslüm Gürses, Bülent Ersoy, Ferdi Tayfur arşivinde ne eksikse onu çıkarttık. Bugünkü kapaklarla bugünkü baskıya yeni bir şeyden yürüyoruz. Türkiye’ye çok büyük çapta pikap giriyor.

Plakların Fiyatını Uzuzlatamıyoruz

Plakların daha ucuza satılmasını ben de çok istiyorum bizim buradan plağın çıkışı 150-160 lira ama öbür tarafta 300-400ü buluyor, perakendecinin dükkan kirası çok ağırlaştı, euro dolar çok arttı. Satacağı bir tane, ben buradan toplam 1000 tane satıyorum adam 3 tane satıyor. Onun için perakendede son satıcıyı da fiyatı belirlemede serbest bırakıyoruz. Perakendecinin de kazanması lazım dükkan kiraları uçtu biliyorsunuz çalışanların giderleri elektriği suyu öyle bir sürü giderleri var, bu nedenle ucuza mal edebiliyor ama ucuza satılamıyor. Bizim burada plak basan bir fabrikamız var  ama tabii adamın her şeyi euro ile, kalıbı hammaddesi hepsi euro ile bu nedenle plak fiyatları sürekli artıyor.

Program Podcast Kaydı: